IMKB: 42.499 / %-0,29Dolar: 1,2295 YTL / %-0,97Euro: 1,9105 YTL / %-0,52
İstanbul : °C     Ankara : °C    İzmir : °C
Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Üniformayı giyince Çanakkale'yi yaşıyor
05 Mayıs 2008 Pazartesi 22:06
TRT’nin Çanakkale Savaşları’nı anlatan ‘Dur Yolcu’ dizisinde Halit Binbaşı’yı canlandıran Hazım Körmükçü, üniformayı giydiğinde savaş yıllarını, dönem dokusunu ve lezzetini hissettiğini söylüyor.

Yusuf Bülbül'ün röportajı

Dizide, Halit Binbaşı’yı canlandıran Körmükçü, üniformayı giydiğinde savaş yıllarını, dönem dokusunu ve lezzetini hissettiğini söylüyor.

Dizi ya da film setleri profesyonel oyuncular için yalnızca çalışma alanıdır aslında. Belli saatler içinde verilen rolün kotarılması gereken mekânlardır yani... Her çalışma ortamında olduğu gibi duygulara yer yoktur orada.... Ancak tüm setler için bunu söylemek yanlış olur tabii. Eğer rolünüz bir halk kahramanını oynamaksa, bu kahraman da Çanakkale gibi tarihin en kanlı savaşında bir miralay, yani yeni adıyla; bir binbaşı ise o zaman işler değişir. Duygular kayar da gözyaşlarınızı tutumazsınız bazı sahnelerde. Bir ok gibi saplanır suflörün size söyletmeye çalıştığı cümleler. Kimi zaman yaralı bir askeri kaldırırken rol yaptığınızı unutur, bazen de canınızdan üstün tuttuğunuz evladınızı kaybettiğiniz sahnede eliniz ayağınıza dolaşır. Hele bir de babaysanız ‘motor’ komutuyla başlayan savaşta, ‘stop’ sesi bir türlü gelmeyi bilmez... ‘Bunları yaşayan biri var mı?’ dediniz. Evet onu TRT’nin dizisi ‘Dur Yolcu’nun setinde bulduk; Hazım Körmükçü... Körmükçü dizide Halit Binbaşı’yı oynuyor. Pala bıyıkları, üniforması, silahı ve atıyla tam da; Çanakkale savaşı konulu tarihî fotoğraflardan fırlamış gibi... Bol bol empati yapıp, kendini savaşta gibi düşündüğünü anlatıyor. “Üniformayı giydiğim zaman savaş yıllarını, dönem dokusunu ve lezzeti hissediyorum. İçinizde bütün bu değerleri düşündüğünüz zaman kalbiniz başka atmaya başlıyor ve o dönemin içindeki insanlardan biri gibi olmaya başlıyorsunuz.” diyor. Çocuğuyla sete gelen Körmükçü’nün çok önemli bir mazereti var. Düştüğü bir sahneden çok etkilenen oğlu Ada’yı gerçekle yüzleştirmek için getirmiş sete. Çanakkale’nin kendisi için ne ifade ettiğini, dedesinin Atatürk ile yaşadıklarını, babasının adını kimin koyduğunu, yeni imajının çevresinde nasıl karşılandığını, baba olmanın verdiği zorlukları ve sorumluluklarını anlatıyor. Ve hepsinden önemlisi dizinin öğrettiklerini...

‘Dur Yolcu’da Binbaşı Halit rolündesiniz. Vatan, sevgi ve fedakarlık... Dizi sizde nasıl bir duygu oluşturuyor?

Metrekareye 6.000 merminin düştüğü bir savaş düşünün. Biraz balık hafızalıyızdır, geçmişi çok çabuk unuturuz. 17 Ağustos depreminde binlerce kişi öldü. İlk zamanlar insanlar birbirine kilitlendi ama şimdi herkes unuttu. O yüzden milli değerlerimizi yansıtan ‘Dur Yolcu’ bende unutulan geçmişin yeniden hatırlanması hissini uyandırdı. Bu toprakların nasıl kazanıldığını bir de... O anlamda manevi değerleri çok yüksek bir proje. Tabii bir de gurur var; ‘Ben size savaşmayı değil ölmeyi emrediyorum.’ diyor M. Kemal Atatürk. Kaç ülkenin komutanı, kaç ülkenin askeri bunu yerine getirebilir ve bu emri verebilir ki?..

Tabii bir de inanç ve iman gücü var...

İngilizlerin, Avustralyalıların ve Fransızların unuttukları tek şey Türklerin manevi güçlerinin, inançlarının ne kadar yüksek olduğu elbette. Zaten yenildikleri nokta o, biz bunu unuttuk diyorlar. Bir asker, bir er köyüne eğer sağ salim dönüyorsa annesinin babasının suratına çok utanarak bakarmış. Ben şehit olamadan geldim diye. Böyle maneviyatı yüksek bir iş bu. Tabii ki senaryo da çok güçlü...

Üniformayı giyince tanınmaz oluyorsunuz. Tam bir subay yani...

Oyunculukta empati kurma diye bir şey var. O dönemin dokusu lezzetini zaten giymiş olduğunuz üniforma size hissettiriyor. Birazcık araştırma yapar, o dönemi anlatan belgesel ya da kitaplara bakarsanız kafanızda acılar, hüsranlar ister istemez oluşmaya başlıyor. Düşündüğünüz zaman kalbiniz başka atıyor ve o dönemde yaşıyormuş gibi hissediyorsunuz kendinizi.

Ailenizden savaş yıllarını yaşayanlar var mı?

Çanakkale’de değil ama benim babamın ismini Atatürk koymuş... Dedem çok önemli ve tanınmış bir aktörmüş o yıllarda. Hem çalar hem de söylermiş... Heybeliada’da yaşadığı dönemde Atatürk’ün savunma gemisi ada açıklarına demirlemiş. Dedemi çağırmışlar. Tam meşk ederken, dedeme eşinin doğum için hastaneye kaldırıldığı haberi verilir. Mustafa Kemal de neticeyi bana bildir diye izin verir. Dedem daha sonra arayıp bir oğlu olduğunu haber verir. Ve Atatürk babamın adını koyar. Bu yüzden bizdeki Atatürk sevgisi biraz daha farklıdır...

Cephede rol icabı kızınızla zor anlar yaşıyorsunuz. Çocuğu olan biri için zor sahneler bunlar...

Şimdi çocuğu olmayan bir insanın çocuğu varmış gibi rol yapması kolay değil elbette. Şöyle düşünün; denize dalmamış birine basıncı anlatamazsınız. Dalmış olan bilir. Yaşanmışlık vardır çünkü. Profesyonel oyuncuyuz, yaptığımız iş duyguları kontrol edebilme sanatı olduğu için bu iş artık senin kalbinle beynin arasındaki koordinasyonla doğru orantılıdır.

Oyuncu olarak projede en çok ilginizi çeken şey neydi?

Bir kere oyuncu olarak ben şuna bakıyorum, her iyi projenin iskeleti senaryodur. Bu senaryo çok güzel yazılmış. Milli duyguları anlatan hikâyesi olduğu için çok beğendim. Oynadığım karakter de beni çok heyecanlandırdı. Manevi değerleri yüksek bir iş olduğu için tabii ki insanın bakış açısı biraz daha farklılaşıyor. İlk gördüğümde ben bunun içinde olmalıyım dedim.

Dizi kısa zamanda izleyicisini buldu. Evdeki yansıması nasıl, aileniz ne düşünüyor?

Film başladığından beri bu kostümün bana yakıştığını ve inandırıcı olduğunu söylüyorlar. Bıyık konusunda o kadar emin değiller tabii. Yani bu kadar gür bir bıyığa sahip değilim. O yüzden takma bıyık kullanıyorum. Küçük çocuklarım olanların farkında değiller ama sabah sete giderken; ‘yine asker kıyafeti mi giymeye gidiyorsun?’ diyorlar.

Siz içindesiniz ama bir izleyici olarak biz bu diziyi neden izleyelim, ne verecek izleyiciye?

Manevi değerleri yüksek insanlara geçmişte yaşananları hatırlatan bir proje. Bu tür işler olmazsa genç nesil o dönemleri nereden bilecek?.. Fısıltı gazetesi ile insanların bu diziyi daha da yakından takip edeceklerine inanıyorum. TRT, Türkiye’nin her tarafında seyredilen, izlenilen bir TV kanalı ama şu an bizim düşündüğümüz reytingde gitmiyor. İnşallah seyirci bunu daha iyi algılar ve yavaş yavaş çoğalan bir seyirci kitlesi olur.





“Oğlum düştüğümü görünce korkmuş, ondan sete getiriyorum”

Küçük çocuklarım olaya vâkıf değiller ama sabah sete giderken şunu söylüyorlar: ‘Yine asker kıyafeti giymeye mi gidiyorsun?.. Geçtiğimiz günlerde düştüğüm bir bölümde rol icabı bayılmıştım. 4 yaşındaki oğlum Ada öldüğümü zannetmiş. O yüzden onu sete getirdim. Çıplak gözle olup biteni görsün diye. Zaten psikiyatristler, çalışan anne babalara çocuklarını çalıştıkları mekânlara götürmeleri konusunda tavsiyede bulunuyor. Sağlıklı gelişimleri açısından bunun çok önemli olduğunu söylüyorlar. Ben de çocuğumu oyun oynadığımızı görsün diye getiriyorum ara sıra. Savaş kadar baba olmak da başlı başına çok ciddi bir olay aslında. Zaten dizide de kızımla cephede yaşamak durumunda kalıyorum. Bir anda ülkenin durumu bir yanda çocuğun çektikleri kimsenin başına gelmesini istemediğimiz şeyler. Allah’tan bir ömür boyu sürmemiş savaşlar. Umarım bundan sonra da şu güzelim dünyayı böyle gereksiz nedenlerden dolayı katletmezler...”

Bir yanda vatan bir yanda evlat...

Çanakkale deniz savaşlarında çok az sayıda bulunan, eski tabiri ile miralay bugünkü adıyla Binbaşı Halit’i oynuyor Hazım Körmükçü, TRT 1’de salı günleri yayınlanan dizide... Her Türk askeri gibi o dönemde vatanı ve milletini düşünmekten başka bir derdi olmayan yürekli bir asker... Eşini ince hastalığı sonucu kaybeden Halit, kızını bırakacak kimsesi olmadığı için cepheye götürüyor... Cephede bir taraftan kızına babalık yapmaya çalışıyor, bir yandan da vatanı korumaya ve askerleri idare etmeye çalışıyor. O dönemde köyünden ayrılıp da sekiz sene, on sene sonra tekrar geri dönen, 20 yaşında gidip de 30-35 yaşlarında köyüne, evine dönen insanların hayatları bunlar...

Bu haber toplam 958 defa okunmuştur




Webhaber.com sadece internet üzerinden yayın yapmaktadır. © 2007 Tüm Hakları Saklıdır. İzinsiz ve kaynak gösterilmeden kullanılamaz. | Yazılım ve Sistem Yönetimi: KV Bilişim